Yanlış Düşünceler
Abdullah Karahisarlı tarafından yazıldı. Salı, 26 Mayıs 2009 22:52

Cumhurbaşkanı Gül’ün “Kürt sorununun çözümünde tarihi fırsatlar var” sözünden sonra AKP Hükümeti’nin sözde “Kürt Sorunu” bağlamında açılımlar yapacağı geçen hafta medyada enine-boyuna tartışıldı. Tabii bu konuyu, PKK ve DTP’liler ve onların çizgisinde olanlar yani Kürtçüler takdirle karşılayıp, destekledirler.
Biz ise bu konuyu son derece yanlış bir adım olarak görüyoruz. Millî devlet anlayışına ve üniter yapıya aykırı olduğundan dolayı karşı çıkıyoruz.
Söz konusu açılımlar; Doğu ve Güneydoğu’daki yer isimlerinin Kürtçe olması, Kürtçe eğitim yapılması, “Ne mutlu Türküm diyene!” deyiminin dağlardan silinmesi, Millî Ant’ın kaldırılması vb. konulardan oluşuyor. Bunlar uygulanmasını bırakın düşünülmesi bile kesinlikle yanlış olan konulardır.
Türkiye Türklerindir ve Kürtler’de iddia edildiği gibi ayrı bir millet falan değil Türkler’in bir boyu yani bu ülkenin aslî unsurlarıdır. Dış güçlerin dediği gibi bir azınlık falan da değillerdir. Bunun için birçok bilim adamımız Kürtler’i, “Kürt Türkleri” olarak adlandırmışlardır.
Söz konusu açılımlar bağlamında yapılacak girişimlere gelecek olursak: Dil’in millî bütünlüğü sağlayan en önemli unsur olduğu malumdur. Doğu ve Güneydoğu’daki yer isimlerinin Türkçe harici bir dile göre isimlendirilmesi ve Türkçe harici eğitim yapılmasının, millî bütünlüğü zedeleyici bir neticeyi doğuracağı açıktır. Ayrıca bir ülkede birbirleriyle iletişim kuramayan insanlar olursa orada hiçbir konuda bütünlük sağlanamaz. Ayrıca bir Türk yurdunda, Türk’ün anlamadığı yer isimleri de “vatan” olgusunu yok eder.
“Ne mutlu Türküm diyene!” deyiminin silinmesi abes bir girişimdir. Atatürk bu deyimiyle, Türklüğü bir kan, ırk esasına dayandırmadığını ifade etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti de hep bu deyime göre hareket etmiş ve hiçbir ayrımcılığa başvurmamıştır. Kaldı ki, yukarıda da arz ettiğim gibi Kürtler, gayr-ı Türk değildirler.
Millî Ant’ta yeni nesilleri Türkiye’nin millî menfaatlerini düşünen bireyler olarak yetiştirmek için önemlidir. Her ülkede, yeni nesilleri millî ve manevî değerleri aşılamak için yapılan bu tür uygulamalar vardır.
Gerçek açılım/gelişim eğitim ve ekonomi konularında olmalıdır. Kürtlerin, örgüte katılmasının en büyük nedeni işsizlikleri/fakirlikleri olduğu bilinmektedir. PKK’nın dağdaki teröristlerin ailelerine para yardımı yaptığı biliniyor. Tabii eğitimsizlik de bunları körüklüyor.
Hükümet yetkilileri, yazı silmeyi, tabela değiştirmeyi düşüneceğine oralara fabrikalar kurmayı, çocukları okula götürmeyi başarsa her şey hallolur.
Abdullah Karahisarlı

