Kürt Açılımı Bitti Sıra Ermeni Açılımında...
Gök-Türkler.Net tarafından yazıldı. Cuma, 04 Eylül 2009 14:35

Hükümetimiz "açılmaya" alıştı bir kere. İnsan alışmaya görsün...
Bütün yazı "Kürd açılımı" kavgaları ile geçirdik. Biraz uzunca geçirdiğim tatilimin en tatsız yanları idi "Kürt açılımı" kavgaları...
Sebebi nedendir, hüküm sahibi bilir ama sonradan ismi "Demokratik" oluverdi. Minareyi çalacak arkadaşlar kılıf bulmayı sonradan akıl etmiş olacaklar...
Adı "açılım" olan ne idüğü hakikaten belirsiz bu kuru gürültünün finalinde MHP'nin yalnız kalması ise "milli" olanı savunmanın bu ülkede ne kadar zorlaştığını görmek açısından ibret verici...
MHP liderinin bu davada "canhıraş" bir şekilde savunduğu "birliği" anlamaktan aciz kimselerin dünkü Atalay açıklamalarından sonra en azından "gaflet" uykusuna bir ara vermelerini umud ediyoruz...
Birkaç aydır teröristi ve işbirlikçiyi cesaretlendirmekten başka bir işe yaramayan "açılım" saçmalığının kos koca bir "hiç" olduğu Atalayın açıklama"ma"larından ortaya çıktı...
Peki bir hiç uğruna yaraları deşmenin, eşeğin aklına karpuz kabuğunu düşürmenin, teröristi cesaretlendirmenin gereği var mıydı?
Açılım çalışmalarını Türkiye'yi getirdiği nokta mı?
Diyarbakır'da "Barış Günü" kutlayan teröristlerin "muhatap Apo" hezayanları bu noktanın bir ucu...
Diğeri de dünkü Erdoğan konuşmasındaki "kardeş kavgasına son vereceğiz" cümlesi...
Kardeş kim?
Ne zamandan beri teröristle Türk askeri kardeş oldu?
Yoksa Erdoğan, Kürt - Türk çatışması gördü de biz mi kör idik?...
Bu bahsi, hayır mübarek Ramazan ayında bir dua ile kapatalım "Allah'ım düşünmeden konuşan Başvekillerden Türk'ü koru!"...
***
Hepimiz Kürt açılımı tartışmalarına odaklanmışken Hükümetimiz ve onun Cevval Hariciye Vekili bir meseleyi daha çözüvermiş.
Bugün gazeteyi açan Türk efkar-ı umumiyesi "Ermeni Açılımı"nı kucağında buluverdi.
Çok çalışkan Cumhurreisimizin Ermeni meselesini futbol sahasında "çözme" gayretlerine muhatabı Ermenistan Cumhurbaşkanı'nın verdiği "sınırlar açılmadan asla!" cevabından sonra akılların başa geldiğini umuyorduk ama nafile...
Hükümet tüm "saf" niyetiyle, onlarca yıldır süre gelen problemleri çözerek tarihe geçmeyi aklına koymuş bir kere...
Peki neymiş bu "müthiş" ve belki de Lozan'dan sonraki en büyük hariciye başarımız?
Ermeni kardeşlerimizle aramızdaki problemleri nasıl çözecekmişiz?
İşte şöyle...
Öncelikle iki ülke birbirlerinden taleplerini iletip, bir yol haritası çizdiler. Bunları iki-dört aylık takvime bağlamışlar. Protokole göre iki ay içinde sınırlar açılacak.
İşte ayrıntılar...
Bu protokole göre Türkiye Ermenistan sınırını açacak, diplomatik ilişki kuracak, hava-kara ve deniz yolu bağlantılarını kuracak, Uluslar arası kuruluşlardaki "veto"ları kaldıracak, enerji yollarında Ermenistan'a uyguladığımız vetolar kaldırılacak.
Peki buna mukabil Ermenistan ne yapacak bu dostluğun nişanesi olarak?
Türkiye ile mevcut sınırları tanıyacak, Ermenistan devleti, soykırım iddialarını uluslar arası alanda Türkiye'ye karşı kullanmama, bu konuda herhangi bir lobi faaliyeti içine girmeme taahhüdünde bulunuyor ve ayrıca Türkiye gibi, arşivlerini araştırma için açacak.
Sakın "bu nasıl protokol?" demeyiniz, devlet "hikmet" demektir. Vardır bu işin de bir hikmeti...
Türkiye Ermenistan'ın batı ile bağlantısını sağlayacak, ekonomisini düzeltecek, enerji hat güzergahına girmesini sağlayacak her türlü ortamı sağlayacak...
Ermenistan ise, sağolsun sınırımızı tanıyacak...
Ve ayrıca "soykırım" için lobi yapmayacakmış...
Ha bir de "arşivlerini açacak"mış...
Yıllardır savunduğumuz Azerbaycan işgali, Dağlık Karabağ sorununun çözümü konusunda verilen bir söz var mı?
Ermeni Cumhurbaşkanı bu meselenin "Türkiye ile diyalogdan bağımsız" olduğunu açıkladı. Azerbaycan ve Karabağ'ın AKP hariciyesi için bir anlamı olmadığı biliniyordu, artık resmen deklare edilmiş oldu...
Yani, "açılan" Türkiye'nin hükümeti bir "devlet" politikasını daha yerle bir etti.
Seçim Milliyetçisi Erdoğan'ın bu açılıma da verecek "şeref" ve "namuslu" bir açıklaması olacaktır mutlaka; göreceğiz...
Peki bu anlaşmayı yapmak için "hariciye" okumaya, bilmem hangi devletlerde "master" ve "doktora" yapmaya gerek var mı?
İlk mektep mezunu Ali Emmi'yı götürsek Ermeni "dost"ların karşısına böyle bir protokol yapamaz mı?
Tabii ki yapamaz...
Vatan sevgisi ağır basar...
Çünkü o...
Talimatı okyanus ötesinden değil, milletten alır...
Mehmet AKBAŞ

