Yine Oyun İçinde Oyun Planları Yapıyorlar

Dikkat, yeni bir pencerede aç. e-Posta

pkk

ABD tarafından kurulup, kullanıldığına dair artık hiçbir şüphe olmayan PKK’ya yeni roller verilerek, Türkiye üzerinde bir takım hesapların uygulanma süreci “Kürt Açılımı” adı isimli ihanet projesi ile iyice hızlandırıldı.
ABD, Türkiye üzerinde çok ince hesaplar tutarak yıllar sonrasının planını yapmaktadır.

1999 yılında (AB)(D)ullah Öcalan’ı 56.Hükümete teslim eden ve PKK’nın siyasallaştırılması için bir yol açan ve gelinen bu süreçte bu konuda oldukça ilerleyen ABD, kendisine sadakatle bağlı AKP iktidarını da kullanarak bölgede ve Türkiye üzerindeki planlarını hayata geçirmeye çalışmaktadır.

7 yıllık iktidar süresinde siyasi Kürtçülüğü meşru bir zemine oturtup, önünü açan AKP iktidarı olgunlaşan bu sürece “Kürt Açılımı” adını vererek meyvelerini toplama aşamasına gelmiştir.
PKK’yı Kandil Dağı’nda koruyup besleyen ve Türkiye üzerinde terör yapması için yönlendiren ABD, şimdi PKK’nın tasfiyesini yapıyor gibi bir hava oluşturarak yine bir aldatma yoluna gitmektedir.

56.Hükümet zamanı (15 Şubat 1999), (AB)(D)ullah Öcalan’ı Türkiye’ye teslim ettiğinde dönemin başbakanı merhum Bülent Ecevit “Amerika Abdullah Öcalan`ı niye bize teslim etti, anlayamadım” şeklinde değerlendirmede bulunmuştu, şimdi aynı Amerika’nın PKK’nın önde gelen kadrosunu Türkiye’ye teslim edeceğinin konuşulması olayların deşifresi olmaktadır.

ABD “saldır” diyor, PKK saldırıyor, ABD “teslim ol” diyor, PKK teslim oluyor. Bu durum PKK’nın maşa olarak ABD tarafından kullanıldığının en basit örneğidir.

İmralı adasını PKK’yı yönetme bürosu gibi kullanan Öcalan, geçtiğimiz haftalarda Türk devletine tehditler savururken, şimdi birden PKK’nın dağ kadrosunun teslim olmasına yönelik çağrılarda bulunuyor.

PKK, yıllardır silahlı terörle yapamadığını, DTP’yi kullanarak siyasi terörle hayata geçirmişken, şimdi siyasi alanda tamamen meşrulaşmak için ABD tarafından bu yöne çekilmektedir.

AKP iktidarı zamanında hem terörün boyutu artmış, hemde PKK’nın siyasi alanda rahat faaliyeti en yüksek dereceye gelmiştir.

Sözde Kürdistan’ın kurulması için bir ittifak oluşturmuş, ABD, Talabani, Barzani, PKK, DTP, AKP bunu başarmak için şimdi yeni pozisyon vaziyeti almaktadır.

ABD ve İsrail’in Büyük Kürdistan hayali tüm dünyanın bildiği bir gerçektir. Talabani, Barzani Ve PKK’nın bunların maşası, uşağı olması ve AKP’nin de bu ittifaka olan bağlılığı ve dostluğu tüm taşları yerine oturtmaktadır.

Türk Ordusu, Irak’ın kuzeyinde PKK’ya yönelik operasyon başladığında “Kürdistan’dan defolun” diyen ve apar-topar operasyonu kesintiye uğratan ABD’nin şimdi maşalarına yeni görev dağılımı yapmasını herkes dikkatle takip etmelidir.

Çünkü bu pozisyon Türkiye’nin menfaatine değil, Türkiye’nin bölünmesi için gelinen son noktadır.

PKK’ya dağdan iniyor görüntüsü verilerek, Türkiye’de DTP tarafından sınırda coşku içinde karşılanacak olması sadece Türk milletinin psikolojisi aldatmak adınadır. Bu büyük bir oyunun propaganda yansımasıdır.

AKP’nin “Kürt açılımı” safsatasının arkasında tamamen ABD’nin olması ve Kandil Dağı ile ilgili yine ABD’nin şekillendirme yapması, bu projelerde AKP’nin yardımcı oyuncu olduğunu göstermektedir.

ABD, (AB)(D)ullah Öcalan’ı Türkiye’ye teslim etti ne değişti? Şimdi Murat Karayılan’ı İmralı’ya getirip koysalar ne değişir?

Kandil Dağı’nda bulamadıkları rahatı, refahı İmralı’da bulacaklar ve PKK terör örgütünü daha konfor içinde yöneteceklerdir.

(AB)(D)ullah Öcalan’ın İmralı’dan af edilip çıkartılacağının tartışıldığı şu günlerde, Murat Karayılan’ın Türkiye’ye teslim edilmesi olsa olsa PKK’nın zaferi olacaktır.

Zaten PKK’nın dağ kadrosuna sorsan Kandil’de mi, yoksa İmralı’da mı kalmak istersiniz diye tamamı İmralı’yı tercih edecektir. O yüzden PKK teslim oluyor diye “Kürt açılımı” denilen ihanet projesini hiç kimse masumlaştırmaya çalışmasın…

ABD, Kürdistan’ı kurmaya doğru yol almaya başladı, maşaları, uşakları ve yardımcı oyuncular büyük bir şevkle bu projeyi hayata geçirmek için atağa kalktılar.

Türk milleti bu süreci çok iyi takip etmeli… Eğer bu oynanan oyunları göremiyorlarsa daha neyi göreceklerdir?

Yıldıray ÇİÇEK