İhanet Açılımı Sınırı Aştı

Dikkat, yeni bir pencerede aç. e-Posta

pkk

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en rezil günlerini AKP iktidarı sayesinde yaşıyoruz. Bunlardan birisini de dün PKK'lı teröristlerin sözde teslim olma törenlerinde yaşadık. Gerçi AKP'nin iktidarında rezillik olmayan günümüz hiç olmadı.

"Kürt açılımı" adı altında yaptıkları "PKK açılımı" dün rezillik olarak tavan yapmıştır.

PKK'lı teröristlerin sınırda davulla-zurnayla sözde teslim olması anında yaşananlar, Türkiye Cumhuriyetine kara bir leke olarak geçmiştir.

Türkiye'yi bir avuç PKK'lıya teslim eden AKP'nin bundan sonraki yol haritasının Öcalan denen alçağı da İmralı'dan çıkarmak olduğu anlaşılmıştır.

Zaten geçtiğimiz yıllarda o alçağı da affedip İmralı'dan çıkarmaya çalışırken yakalanmışlar ve affetmeye yönelik maddeyi nasıl uygulamaya çalıştıkları sorulduğunda, BOP Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Bu maddeyi koymamız devlet sırrı açıklayamayız" şeklinde cevap vermişti. Kandil Dağından inip sözde teslim olan teröristlerin hiçbir hukuki prosedüre muhatap olmadan, ağırlanıp serbest bırakılması (AB)(D)ullah Öcalan'ın da İmralı'dan yeni bir girişimle serbest bırakılacağını göstermektedir.

MHP Lideri Devlet Bahçeli bu günlerde yaşananları, AKP, DSP, ANAP, YTP, DYP, Saadet Partisi ve bağımsızların mecliste ittifak yaparak idam cezasını kaldırdığı günlerde yapmış olduğu basın toplantısı ile tespit etmişti.

10 Ağustos 2002 tarihli konuşmasında kendisini tarih önünde bir kez daha haklı çıkaran şu tespitleri yapmıştı: "Türkiye'de bölücü terör tehdidi henüz sona ermemiştir. Vahşi örgütün silahlı militan kadrosunun tehdit potansiyeli sürmektedir. Nitekim Devletin iç tehdit değerlendirmelerinde bölücü terör ilk sıradaki yerini korumaktadır. Durum gerçek boyutlarıyla böyle iken, idam cezasının bu aşamada kaldırılmasıyla bölücü terör örgütü ve yandaşları adeta ödüllendirilmiş ve ilerisi için cesaretlendirilmiş olmaktadır. Bilindiği gibi, terör örgütü PKK, geçmişte silah zoruyla gerçekleştiremediği amaçlarına siyasi yollardan ulaşmak için yeni bir siyasi strateji benimsemiştir. Buna göre, teröristbaşı Öcalan'ın ilerde serbest kalması için ilk önce idam cezasının kaldırılmasını zorlamak, bu hedeflerin ilk sırasında yer almaktadır. İdam cezasının kaldırılmasıyla, PKK'nın bu öncelikli hedefinin gerçekleşmesine bilerek veya bilmeyerek ortak olunmuştur. Vahşi terör örgütünün yeni siyasi stratejisinin diğer bir öncelikli hedefi de, teröristbaşı Öcalan'ın ilerde serbest kalmasını sağlayacak şartların hazırlanmasıdır. Mecliste Milliyetçi Hareket Partisi dışındaki 6 siyasi partinin, idam cezasını kaldırarak, bunun yerine getirdikleri düzenleme de, maalesef bu amaca hizmet edebilecek niteliktedir. Bu düzenleme, ilerde teröristbaşının hapisten çıkması tartışmalarının başlatılmasını gündeme getirebilecektir. Milliyetçi Hareket'in bu konuda haklı çıkmasını istemiyorum. Ancak, tarihin doğruladığı Milliyetçi Hareket'in bu konudaki endişelerinin çok haklı sebepleri olduğu unutulmamalıdır. Bunu teslim etmek için bir yıl, beş yıl ve on beş yıl önceki tartışmaları göz önünde bulundurmak ve ülkemiz üzerinde oynanan oyunları hatırlamak yeterlidir."

10 Ağustos 2002 tarihinde yapılan bu açıklama, 2009 tarihinde ortaya çıkan rezilliklerin tespiti olmuştur.

Eve dönüş adı altında PKK'nın bayram yapmasına sebebiyet verenler, yaptıkları PKK açılımı ile Büyük Ortadoğu Projesi'ni adım adım uyguladıklarını göstermektedir.

Sınırda PKK paçavraları ve Apo denen alçağın posterleri ile karşılanan PKK'lı teröristlere yapılan tören, devlet mekanizmasının hainlere hizmet için AKP tarafından esir alındığının en acı göstergesidir.

Toplanan kalabalık, oluşan konvoylar teröristleri devletin aciz bakışları arasında bölücülük propagandası yaparak karşılamış ve AKP iktidarı da bunu tarihi bir olay gibi sahiplenmiştir.

AKP-PKK işbirliği yaparak, beraber yürüttükleri açılımları şirinleştirmek için böyle sözde teslim yolunu seçerken, aslında ihanetin hangi boyutlara ulaştığını Türk milletine göstermişlerdir.

PKK'lı olmak Türkiye'de AKP tarafından resmen yüceltilmiş ve PKK Türkiye'nin kaderini belirleyen bir unsur ve otorite haline getirilmiştir.

Askerimizi şehit edenler, analarımızın gözyaşlarını okyanusa döndürenler, vatanımızı bölmeye çalışanlar AKP ile birlikte Türkiye'yi yönetmeye çalışmaktadır.

AKP'de ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi'nde rol arkadaşı olan PKK'ya her türlü kolaylığı sağlamakta ve bunu İmralı'daki alçak bile "AKP benim izimde" sözüyle ifade etmektedir.

Zaten PKK'lı teröristlerin sözde teslim olma anının PKK şovuna dönüştürülmesi, AKP'nin bu konudaki duruşunu tamamen izah etmeye yetmektedir.

Bundan sonraki açılım sürecinde ana hedef sözde Kürdistan'ı kurmak ve kurdelesini İmralı'dan çıkartacakları (AB)(D)ullah Öcalan'a kestirmek olacaktır.

AKP' nin başarması gereken ev ödevi budur. ABD ev ödevlerinin hızla gerçekleşmesi için baskı yapmaktadır.

Habur Sınır kapısından hain konvoyu girmiştir. MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin belirttiği gibi o hain terörist heyet "Açılım sevdalısı Başbakanları ile kucaklaşmak için gün saymaktadırlar."

Türkiye ihanet projelerinin hayata geçirildiği bölge olmuştur. Türk milleti bu ihanet projelerinden kendini korumalıdır.

Yıldıray ÇİÇEK