Toplumsal Cinnet İçindeyiz

issizlik

Türk toplumu olarak topyekûn bir cinnet içerisindeyiz. Her gün haber bültenlerinde, gazete manşetlerinde insan havsalasının almayacağı şekilde katledilenlerin haberlerini görüyoruz. Tabii bu katliamların altında çeşitli buhranlar yatmaktadır. Ekonominin çöküşü, ahlâkın yozlaştırılması bu buhranları körükleyen en önemli nedenlerin başındadır.

Malûm buhranlar yüzünden, insanlar çığırdan çıkmış bir şekilde; düğün basıp onlarca kişiyi katlediyor, tecavüz edip baş kesiyor ve ana, baba, çocuğu olduğunu düşünmeden ailesini yok ediyor.

 

Bunca buhran içinde, bunların yaşandığını görmek çokta şaşırtıcı bir şey değil. Yıllarca işsiz kalan, evine ekmek götüremeyen, ailesinin ihtiyaçlarını karşılayamayan, borçlarını ödeyemeyen bir insanın ruh hali elbette bozuktur ve bu tür menfi işleri yapmaya da meyillidir. Ahlâktan, maneviyattan bîhaber bir insanın, tecavüz gibi kafa kesme gibi gayr-ı insani işleri yapması da pek yadırganmamalıdır.

Ekonomik sıkıntıların insanı menfi şekilde etkilediği malûmdur. "Açlık sofuluğu bozar" atasözünde dendiği gibi, aç olan insan iki kuruş için adam öldürüp hırsızlık yapabilir. Tabii buna bir de ahlâk yoksunluğu eklenirse ırzını/namusunu da satabilir.

Sosyal devlet anlayışı torbalarla kömür ve erzak dağıtmak olanlar, artık "ne oldu bize? ne yapmalıyız?" diye kendilerine sormalıdırlar. Artık görüyoruz, kriz "teğet" falan geçmiyor. Tam isabetle vuruyor ve toplumu yok edecek düzeye geliyor. Hırsızlık artı, cinayet artı, boşanma artı. Yakında övündüğümüz, toplumun çekirdeği dediğimiz bir aile kavramı kalmayacak. Türk milletinin üstün vâsıflarından biri olan itidali yitiriyoruz. Tüm bunlar yok olursa sosyal barış diye bir şey kalmaz ve bilsinler ki bunun en büyük ceremesini de Hükümet çeker.

Hükümet yetkilileri, artık bana "ak" deyin, falan diye hitap edin gibi teferruat siyasetini bırakıp, işin muhteviyatına yönelsinler. Artık kalıcı çözümler bulunmalı, bu asil millet iş istiyor. İş...

 

Abdullah Karahisarlı