Kurban
Kara Kagan tarafından yazıldı.
Türk Düşmanı devşirme torunları ve müritleri Turuncu Savcılar Türk Kurban peşindedirler. Suçları vatan elden giderken susmayan ve susmayacak olan Amerika’nın Avrupa’nın eli kanlı istilacılarına boyun eğmeyen, öz yurdunu, onurunu namusunu peşkeş çekmeyen ve entel puştların eli kanlı katillerin korkulu rüyası, Onurlu Türk evladı ve Kemalin Askeri olan Albay Mücahit Akyol, Levent Gülmez, Halil Özsaraç, Ali Tatar, Binbaşı Nedim Ertan ve Üsteğmen Ersin Ergut uydurma mektuplarla gizli tanıklarla tutuklanıp sonra serbest bırakılırlar.
Yer Urfa
Bir boğa kaçmaya çalışıyor Tanrı’ya Kurban olmamak için
Peşinden eli kanlı kasap ve sahipleri koşturuyor.
İlla da kurban etmek için
Uzun süren mücadeleden sonra
Hayvan sonunda yakayı ele veriyor
Boynuzlarından direğe bağlanıyor ama hayvanı durduramıyorlar.Boğa insanlıktan nasibini almamış katil suratlara bakınca
Sonunun ne olacağını hissedip canını kurtarmaya çalışıyor
Ama boşuna emek
Kasap denilen alçak hayvanın arka ayaklarının eklem yerlerini kesiyor
Arka ayaklar ikiye katlanır hayvanın arkası düşer
Zürafaya dönüşen boğa canını dişine takar kesik ayaklar üzerinde sürünerek
Canını kurtarmaya çalışır
Yarım ayaklar üzerinde dengesiz çaresiz acılar içinde yardım arar
Böğürür,
Yok mudur ? yardım edecek bir havyan
Yada yok mudur? Merhameti vicdanı yüreği olan bir insan
Beyhudedir böğürmek, yalvarmak, yakarmak.
Yok olmuştur kayıplara karışmıştır insanlık
Ama her yan hayvanlık seviyesinin bile çok aşağıların da boğulmuş
ağzı salyalı
vicdanı merhameti kana bürünmüş beyni kara dul ağıyla örülmüş
çukurlarla doludur
Yardım dilemek boşunadır
Yer Nepal Katmando’nun Bara Bölgesi,
Hindular Tanrıça GADHİMAİ’ye kurban adamak için festivaldeler
Oyun aynı insansızlık vicdansızlık gene aynı ve daha beter
Ve daha da utanç verici
Kenarları ağılla çevrili alana sıkıştırılmış hayvanların arasına
Elleri kılıçlı ağızları salyalı insan denen küçülmüş alçalmış yaratıkların
Yüzlercesi dalarlar
Başları gövdesinden ayrılan hayvanlar baş bir yanda gövde bir yanda
Çırpınıp dururlar
Hayvanlar hemen yanı başın da hem cinsinin başının koptuğunu görünce
Can havliyle Kaçacak delik ararlar ama nafile katilin birinden kaçarlar
diğeri yakalar.
Bufalo boynuzlarından bağlı ayakları germeye alınmış kaskatı bir halde
Kara kaderini bekliyor
Ve bufalo hayvan dilince konuşur anlayana
Vur zalim vur
Sen ve kurban ettiğin Tanrıçan
Mutlu olacaksa vur kalbi kara eli kanlı katil vur.
Vur zalim vur
Dördünüz beşiniz yediniz sırtıma atlayıp kıldan ince kılıçtan keskince
Sırat köprüsünü benim sayemde geçip Cennetteki Hurilere Gılmanlara
Kavuşacaksanız
Vur be katran vicdanlı vur.
Ve elinde eğri kılıç satır karışımı bir kesme aletini
Hindu Mürit yada, Dindar Hindu bir hışımla bir zalimlikle
hayvanın boynuna indiriyor
Baş bir yanda gövde bir yanda çırpınır hırıldar.
hayvan son içine çektiği nefesi
Geri vermemek bir iki saniye daha uzun yaşamak için direnirde direnir.
Aynı zamanda bir sonraki hayvan bu kalleş bu vicdansız manzarayı seyreder
Kaçacak delik arar ama nafiledir.
Yer utanır dağ taş utanır bu kadar alçak insansızlığa
Doğanın gözyaşı ve mazlum hayvan kanları birbirine karışır
Bu kan Revan göz yaşı için de insan denen yaratık çok mutludur
Tanrıya olan ibadetini yerine getirdiği için
Tanrıya kurban!
Tanrı böyle işkence mi istiyor?
Kendi yarattığı canlılara işkenceden zalimlikten haz mı duyuyor da
Tanrının bu Dindar yaratıkları zalimlikte sınır tanımıyorlar.
İnsanoğlunun zavallısı ödleği, günahkarı;
korkularını yenmek, yaptığı pisliklerini örtmek,
tanrı katında yer edinmek ve itibar görmek için
Kurban adayarak Kan akıtır işkence yapar.
Dün Ava çıktığın da önce avlayacağı hayvanla konuşan,
Ondan izin isteyen
onu avlamaya zorunlu olduğunu bunun bir Tanrısal yazgı olduğunu
hayvana boynu bükük diz çökük bir şekilde anlatarak
ondan özür dileyen af dileyen benim soylu,
vicdanı yüce, merhameti yüce insanıma ne oldu da gözünü bunca
kan bürüdü de Ulu orta, Dili olmadığı için kendini ifade edemeyen
duygularını hislerini çaresizliğini yakarışını bakışlarıyla vücut diliyle
anlatmaya çalışan,
Tanrının bir başka yaratılmışına bunca zulüm bunca kan tutulması yaşatılır.
Yer İstanbul - Erzurum
Herkes bayramla uğraşırken tatil yaparken birileri gece gündüz mesai yapar
Düşmanlar bile birbirinin bayramına mutluluğuna saygı duyarken
Küsler barışırken
Beşiktaş ve Erzurum da ki Nemrut Kürt Mustafa’nın günümüzdeki
Türk Düşmanı devşirme torunları Ve müritleri Turuncu Savcılar
Türk Kurban peşindedirler
Suçları vatan elden giderken susmayan ve susmayacak olan
Amerika’nın Avrupa’nın eli kanlı istilacılarına boyun eğmeyen,
öz yurdunu, Onurunu Namusunu peşkeş çekmeyen
ve Entel puştların eli kanlı katillerin korkulu rüyası ,
Onurlu Türk evladı ve Kemalin Askeri olan
Albay Mücahit Akyol, Levent Gülmez Yarbay Halil Özsaraç,
Ali Tatar Binbaşı Nedim Ertan ve Üsteğmen Ersin Ergut
Uydurma mektuplarla gizli tanıklarla tutuklanıp sonra serbest bırakılırlar
Çağdaş Nemrut Kürt Mustafalar Kıçlarını yırtarak bin bir dereden su getirerek
Başka satılmış bir mahkeme heyeti bulurlar bayram günü ve bayram ertesi
Bu Türk Evlatları Tekrar tutuklanırlar.
Yarbay Ali Tatar hariç
Günümüz Nemrut Kürt Mustafaları uzun zamandır Yarbay Ali Tatar
Komutan peşindedirler
Ali Tatar iki kere batar bu Turuncu devşirmelere
Birincisi Ali Tatarın hoca olduğu okulda Feto‘cu yapılanmaya yer yoktur.
İkincisi Ali Tatar Alevidir Yer yarılsa gök çökse Feto’cu olmaz
Her Sünni potansiyel Feto’cu dur ama bir Alevi asla
Onun niçindir ki Ali Komutan’a bir sürü suçlama yapılır
Öz be öz Türk oğlu Türk olmasına rağmen PKK’lıdır diye iftira atılır.
Komutan Tatar Dinci Liboş Ve devşirme basının İftiralarından
karalamalarından Kimsesizlikten yorgun düşmüştür.
Hastadır tedaviye ihtiyacı vardır Ailesi yırtınır bu adam hasta
Tedavi görmesi lazım
Ama nafile Çağdaş nemrutlar karar vermiştir bir kere Ali Tatar
hapishaneye gidecek.
Komutan TATAR Feto’cu Emperyalist yalayıcısı Turuncu Savcı
Süleyman’ın salyalı hevesini kursağında bırakır.
Turuncu Süleyman’ın Bir Kemalist Türk oğlu Türk Subayı içeri tıktım diye
zil takıp oynamasına
Fırsat vermez
Vatan Sağ Olsun der ve beynine sıkar
Hayvanlar tanrılara kurban verilirken,
Türk Evlatları da Okyanus ötesi Küresel Siyah Firavun ve onun işbirlikçisi
Devşirme Çizme yalayıcı Feto’ya ve Potamyalı Recep’e Kurban edilir
Pentagon’un Güney Avrupa Orduları Komutanı İlker tarafından
Haksızlığa uğrayan işkence gören hayvanların dahi savunucuları bulunurken
Kara toprağa giren de kelepçelenip hapse atılan Türk Evlatları da
Öz yurdunda yine yalnız yine kimsesizdir.
Ergenekon ve Çete bahanesiyle kelepçelenen Türk Ordusunun onurlu
Subayları bayramda gönderildikleri
Mahpushanede televizyonda işkenceye uğrayan Kurbanların çaresizliğini
haykırışını görünce
Söylenirler.
Kimsesizliğinize Üzülmeyin
Ey Tanrıya kurban edilirken zulme uğrayan Bufalolar Boğalar üzülmeyin
Siz bizden daha çok şanslısınız.
Hiç olmazsa siz, İlahi Tanrılara kurban ediliyorsunuz ya biz?
Biz Küresel İstilacıların temsilcisi Siyah Zibidi ve onun yalayıcısı
içimizdeki Truva atı İbrikçileri Dinci Devşirme Din Tüccarı ve
Ankara’da ki Türk’e kefen biçen kanı peş para etmez apoletli apoletsiz
Rum, Gürcü, Mekadon ve Ermeni bozması devşirme BAŞlara
kurban ediliyoruz.
Siz daha şanslı kurbanlarsınız
Siz daha şanslı
kurban.
Kara KAGAN


