Kurban

aliTatar2

Türk Düşmanı devşirme torunları ve müritleri Turuncu Savcılar Türk Kurban peşindedirler. Suçları vatan elden giderken susmayan ve susmayacak olan Amerika’nın Avrupa’nın eli kanlı istilacılarına boyun eğmeyen, öz yurdunu, onurunu namusunu peşkeş çekmeyen ve entel puştların  eli kanlı katillerin korkulu rüyası, Onurlu  Türk evladı ve Kemalin Askeri olan Albay Mücahit Akyol, Levent Gülmez, Halil  Özsaraç, Ali Tatar, Binbaşı Nedim Ertan ve Üsteğmen Ersin Ergut uydurma mektuplarla gizli tanıklarla tutuklanıp sonra serbest bırakılırlar.

Yer Urfa

Bir boğa kaçmaya çalışıyor Tanrı’ya Kurban olmamak için

Peşinden eli kanlı kasap ve sahipleri koşturuyor.

İlla da kurban etmek için

Uzun süren mücadeleden sonra

Hayvan sonunda yakayı ele veriyor

Boynuzlarından direğe bağlanıyor ama hayvanı durduramıyorlar.

Boğa insanlıktan nasibini almamış katil suratlara bakınca

Sonunun ne olacağını hissedip canını kurtarmaya çalışıyor

Ama  boşuna emek

Kasap denilen alçak  hayvanın arka ayaklarının eklem yerlerini kesiyor

Arka ayaklar ikiye katlanır hayvanın arkası düşer

Zürafaya dönüşen  boğa canını dişine takar kesik ayaklar üzerinde sürünerek

Canını  kurtarmaya çalışır

Yarım ayaklar üzerinde dengesiz çaresiz acılar içinde yardım arar

Böğürür,

Yok mudur ?  yardım edecek bir havyan

Yada yok mudur? Merhameti vicdanı yüreği olan bir insan

Beyhudedir böğürmek, yalvarmak, yakarmak.

Yok olmuştur kayıplara karışmıştır insanlık

Ama her yan hayvanlık seviyesinin  bile çok aşağıların da boğulmuş

ağzı salyalı

vicdanı merhameti kana bürünmüş beyni kara dul ağıyla örülmüş

çukurlarla doludur

Yardım dilemek boşunadır

 

Yer Nepal Katmando’nun Bara Bölgesi,

Hindular Tanrıça GADHİMAİ’ye kurban adamak için festivaldeler

Oyun aynı  insansızlık vicdansızlık gene aynı ve daha beter

Ve daha da utanç verici

Kenarları  ağılla çevrili alana sıkıştırılmış hayvanların arasına

Elleri kılıçlı ağızları salyalı insan denen küçülmüş alçalmış yaratıkların

Yüzlercesi dalarlar

Başları gövdesinden ayrılan hayvanlar baş bir yanda gövde bir yanda

Çırpınıp dururlar

Hayvanlar hemen yanı başın da hem cinsinin başının koptuğunu görünce

Can havliyle Kaçacak delik ararlar  ama nafile katilin birinden kaçarlar

diğeri yakalar.

Bufalo boynuzlarından bağlı ayakları germeye alınmış kaskatı bir halde

Kara kaderini bekliyor

Ve bufalo  hayvan dilince konuşur anlayana

Vur zalim vur

Sen ve kurban ettiğin Tanrıçan

Mutlu olacaksa vur kalbi kara eli kanlı katil vur.

Vur  zalim vur

Dördünüz beşiniz yediniz sırtıma atlayıp kıldan ince kılıçtan keskince

Sırat köprüsünü benim sayemde geçip Cennetteki Hurilere Gılmanlara

Kavuşacaksanız

Vur be katran vicdanlı vur.

Ve elinde eğri kılıç satır karışımı  bir kesme aletini

Hindu Mürit yada, Dindar Hindu bir hışımla bir zalimlikle

hayvanın boynuna indiriyor

Baş bir yanda gövde bir yanda çırpınır hırıldar.

hayvan son içine çektiği nefesi

Geri vermemek bir iki saniye daha uzun yaşamak için  direnirde direnir.

Aynı zamanda bir sonraki hayvan bu kalleş bu vicdansız manzarayı seyreder

Kaçacak delik arar ama nafiledir.

Yer utanır dağ taş utanır bu kadar alçak insansızlığa

Doğanın gözyaşı ve mazlum hayvan kanları birbirine karışır

Bu kan Revan göz yaşı için de insan denen yaratık çok mutludur

Tanrıya olan ibadetini yerine getirdiği için

Tanrıya kurban!

Tanrı böyle işkence mi istiyor?

Kendi yarattığı canlılara işkenceden zalimlikten  haz mı duyuyor da

Tanrının bu Dindar yaratıkları zalimlikte sınır tanımıyorlar.

İnsanoğlunun zavallısı ödleği, günahkarı;

korkularını yenmek, yaptığı pisliklerini örtmek,

tanrı katında yer edinmek ve itibar görmek için

Kurban  adayarak  Kan akıtır işkence yapar.

 

Dün Ava çıktığın da önce avlayacağı hayvanla konuşan,

Ondan izin isteyen

onu avlamaya zorunlu olduğunu bunun bir Tanrısal yazgı olduğunu

hayvana boynu bükük diz çökük bir şekilde anlatarak

ondan özür dileyen af dileyen benim soylu,

vicdanı yüce, merhameti yüce insanıma ne oldu da gözünü bunca

kan bürüdü de Ulu orta, Dili olmadığı için kendini ifade edemeyen

duygularını hislerini çaresizliğini yakarışını bakışlarıyla vücut diliyle

anlatmaya çalışan,

Tanrının  bir başka yaratılmışına bunca zulüm bunca kan tutulması yaşatılır.

 

Yer İstanbul -  Erzurum

Herkes bayramla uğraşırken tatil yaparken  birileri gece gündüz mesai yapar

Düşmanlar bile birbirinin bayramına mutluluğuna saygı duyarken

Küsler barışırken

Beşiktaş ve Erzurum da ki Nemrut Kürt Mustafa’nın günümüzdeki

Türk Düşmanı devşirme torunları Ve müritleri Turuncu Savcılar

Türk Kurban peşindedirler

Suçları vatan elden giderken susmayan ve susmayacak olan

Amerika’nın Avrupa’nın eli kanlı istilacılarına boyun eğmeyen,

öz yurdunu, Onurunu Namusunu peşkeş çekmeyen

ve Entel puştların  eli kanlı katillerin korkulu rüyası ,

Onurlu  Türk evladı ve Kemalin Askeri olan

Albay Mücahit Akyol, Levent Gülmez Yarbay Halil  Özsaraç,

Ali Tatar Binbaşı Nedim Ertan ve Üsteğmen Ersin Ergut

Uydurma mektuplarla gizli tanıklarla tutuklanıp sonra serbest bırakılırlar

Çağdaş Nemrut Kürt Mustafalar Kıçlarını yırtarak bin bir dereden su getirerek

Başka satılmış bir mahkeme heyeti bulurlar bayram günü ve bayram ertesi

Bu Türk Evlatları Tekrar tutuklanırlar.

Yarbay  Ali Tatar hariç

Günümüz Nemrut Kürt Mustafaları uzun zamandır Yarbay Ali Tatar

Komutan peşindedirler

Ali Tatar iki kere batar bu Turuncu devşirmelere

Birincisi Ali Tatarın hoca olduğu okulda Feto‘cu yapılanmaya yer yoktur.

İkincisi Ali Tatar Alevidir Yer yarılsa gök çökse Feto’cu  olmaz

Her Sünni potansiyel Feto’cu dur ama bir Alevi asla

Onun niçindir ki Ali Komutan’a bir sürü suçlama yapılır

Öz be öz Türk oğlu Türk olmasına rağmen PKK’lıdır diye iftira atılır.

Komutan Tatar Dinci Liboş Ve devşirme basının İftiralarından

karalamalarından Kimsesizlikten yorgun düşmüştür.

Hastadır tedaviye ihtiyacı vardır Ailesi yırtınır bu adam hasta

Tedavi görmesi lazım

Ama nafile Çağdaş nemrutlar karar vermiştir bir kere Ali Tatar

hapishaneye  gidecek.

Komutan TATAR Feto’cu Emperyalist yalayıcısı Turuncu Savcı

Süleyman’ın salyalı hevesini kursağında bırakır.

Turuncu Süleyman’ın Bir Kemalist Türk oğlu Türk Subayı içeri tıktım diye

zil takıp oynamasına

Fırsat vermez

Vatan Sağ Olsun der ve beynine sıkar

 

Hayvanlar tanrılara kurban  verilirken,

Türk Evlatları da Okyanus ötesi Küresel Siyah Firavun ve onun işbirlikçisi

Devşirme Çizme yalayıcı Feto’ya ve Potamyalı Recep’e Kurban edilir

Pentagon’un Güney Avrupa Orduları  Komutanı İlker tarafından

Haksızlığa uğrayan işkence gören hayvanların dahi savunucuları bulunurken

Kara toprağa giren  de kelepçelenip hapse atılan Türk Evlatları da

Öz yurdunda yine yalnız yine kimsesizdir.

Ergenekon ve Çete bahanesiyle kelepçelenen Türk Ordusunun onurlu

Subayları bayramda gönderildikleri

Mahpushanede televizyonda işkenceye uğrayan Kurbanların çaresizliğini

haykırışını  görünce

Söylenirler.

Kimsesizliğinize Üzülmeyin

Ey Tanrıya kurban edilirken zulme uğrayan Bufalolar Boğalar üzülmeyin

Siz bizden daha çok şanslısınız.

Hiç olmazsa siz, İlahi Tanrılara kurban ediliyorsunuz ya biz?

Biz Küresel İstilacıların temsilcisi Siyah Zibidi ve onun yalayıcısı

içimizdeki Truva atı  İbrikçileri  Dinci Devşirme Din Tüccarı ve

Ankara’da ki Türk’e kefen biçen kanı peş para etmez apoletli apoletsiz

Rum, Gürcü,  Mekadon ve Ermeni bozması devşirme BAŞlara

kurban ediliyoruz.

Siz daha şanslı kurbanlarsınız

Siz daha şanslı

kurban.

 

Kara KAGAN