Türk Ulusuna Kurulan ''Kürt Sorunu'' Tuzağı

kurtSorunu1

Yüce Türk Ulusu yapmadığı hatalardan ve işlemediği suçlardan dolayı tarihte pek çok kez yargılanmak istenmiştir. Türk Milleti’ni ve devletini zayıf düşürmek ve yoketmek isteyen iç ve dış şer odakları pek çok kez Türk Milleti’nin önüne kurgulanmış faturalar koyarak hesap sormak istemiştir. Mesnet dışı ve gerçeği yansıtmayan bu iddiaların ana amacı tarihte kendilerini pek çok kere zayıf düşüren Türk Milleti’ni cezalandırma ve silme politikalarından başka bir şey değildir. Aslında mağdur olan Türklüğün kendisi iken Türkler dünya kamuoyuna suçlu olarak lanse edilmek istenmiştir. ‘’ Ermenilere soykırım uyguladınız’’ , ‘’ Kıbrıs’ı haksız yere işgal ettiniz ‘’ gibi pek çok safsata aslında Türk Milleti’ni kapana kıstırma ve sindirme çalışmasıdır. Bu tuzakların günümüzdeki türevlerinden birisi olan ve bugünlerde sıkça konuştuğumuz bu sözde ’’ kürt sorunudur ‘’.

Türkiye üzerinde emelleri olan dış güçlerin ve içerideki maşalarının etkisi ile gündemimize sokulan bu suni sorun, günümüz hükümetinin gerçekleştirdiği akıl almaz taviz hareketleri ile artık ciddi anlamda milletimize yönelik bir tehdit halini almaya başlamıştır. Pek çok kişinin ihanet açılımı olarak nitelendirdiği ‘’ kürt açılımı ‘’ hamleside bu suni sorunun sanki çözümüymüş gibi Türk Milletine damardan verilmeye çalışılmaktadır. Yandaş ve batı devşirmesi sözde ‘’ aydıncıkların ‘’ süslediği yoğun medya bombardımanı bu ihanet açılımını ulusumuza çözüm şeklinde yutturulmak istenmesinin en büyük kanıtıdır. Binlerce şehidimizin sorumlusu olan teröristbaşı dahi bu kurguya eklenerek, Türk siyasi sistemine entegre edilmek istenmektedir.

Başbakan’ın geçmişteki tavır ve söylemlerinin aksi yönünde hareket ederek meclisteki terör uzantıları ile görüşme yapması, İçişleri Bakanı’nın Polis Akademisi’nde kürt çalıştayı adı altında kendilerine yakın sözde ‘’ aydınlar ‘’ ile toplantı düzenlemesi, bölücülerin meclis içindeki uzantıları olan DTP milletvekillerinin konu hakkındaki çeşitli açıklamaları elbetteki duyarlı vatandaşlarımızın kaygılarını arttırmıştır.

Olmayan bir ‘’Kürt sorununun’’ çözümü elbetteki Türk devletince bölücülere ve destekçilerine verilecek tavizlerden ibaret olacaktır. Türk Ulus-Devlet sistemine aykırı olarak anayasal düzlemde kürt kimliğinin tanınması, kürtçenin eğitim sistemine girmesi, kürtlerin yoğun olduğu bölgelerde yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, federatif sisteme geçiş yapabilecek diğer şartların sağlanması gibi tavizler ayrılıkçı hareketlerin ekmeğine yağ sürmekten başka bir işe yaramayacaktır. Bugün ‘’ kürt sorunu ‘’ diye milletimize empoze edilmek istenen safsata hükümetin kendisi tarafından dahi tanımlanamamaktadır. Kendisine konu hakkında soru yöneltilen yetkililer kaçamak cevaplar vermekten ileriye gidememektedir. Varolmayan bir kavram nasıl tanımlanabilirki…

Ergenekon operasyonunun gerçekleştirilme amacının günümüzdeki faaliyetlerin önünü açmak amacıyla yapıldığı gerek geçmişte, gerekse günümüzde pek çok kişi tarafından dillendirildi. Ergenekon soruşturması ile geçmişte ve günümüzde terörle mücadele ile uğraşmış ve uğraşan pek çok kişinin gözaltına alınması sayısız kişinin kafasında ayrıca şüpheler yarattı. Belki bu soruşturma ile günümüzdeki sözde çözümün önü açılmak istenmişti. Belkide terörle mücadele uğruna ve vatan hainlerini cezalandırmak için hayatını riske atmış kişiler suçlu ilan edilerek bölücüler mağdur gösterilmek istenmişti. Gerçekler önümüzdeki dönemlerde daha iyi anlaşılacak, Türk insanının manevi yargı süzgecinden daha iyi geçecektir.

Şüphesiz ki Türk Milleti kendisine kurulan bir kumpasın daha içinden geçmektedir. Şüphesiz ki bu gelişmeler bizi zayıflatmak isteyen odakların faaliyetlerinin bir yansımasıdır, Türkiye’nin Ulus-Devlet yapısını ve Türklük kavramını sindirmeden amaçlarına ulaşamayacaklarını bilen güçlerin son faaliyet halkasıdır. Türkiye’deki sorun kürt sorunu değil, bölücülük sorunudur. Türkiye’deki sorun yurt üstünde yurt kurmak isteyen, devlet ve ulus yapımızı yoketmek isteyenlerin milletimize verdiği cefa ve döktüğü kanlardır. Bu gerçeği günümüzde milyonlar anlamakla birlikte, geri kalanlarda er yada geç kavrayacaklardır. İşte o gün iç ve dış şer odaklarının Türk Ulusu tarafından boğuluşunun başlangıcı olacaktır. O gün Türk’ün hesap günü olacaktır. Pek çoğumuzu ayakta tutan güç o kutlu günün bir gün gelecek olmasıdır.

Tanrı Yüce Türk Milletini Korusun!

GENÇTÜRK