Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı Olunmaz!
Kalpaklı tarafından yazıldı.
Sakızı herkes çiğner, Başbakan da çiğner..Sakız adaba ve usule uygun çiğnenir ise sorun teşkil etmez. Ancak Başbakan gibi, ağzınıza çürümüş bir sakız alıp çiğnemeye kalkarsanız, oraya buraya bulaştırırsınız ki sonra temizlemesi de hayli zor olur.
Başbakan ağzındaki çürük sakızı çiğniyor, “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı!” diye de şişirmeye çalışıyor.
Tabi sakız çürük. Çürük olduğu içinde oraya buraya bulaştırıyor.
Başbakana akıl vermek haddimize mi? Ancak, bu toprakları kanları, canları pahasına vatan edip bize miras değil emanet bırakan ecdatlarımızın hayırlı torunları olarak ısrar ve itiraz ediyoruz..
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı OLMAZ!
Neden olmaz?
Bu ülke Türkiye ise, Türkiye’de yaşayan halka Türk denir. Ancak, Türkiye’de yaşayan ve kendilerine Lozan’da AZINLIK statüsü verilen Ermeni, Rum ve Yahudiler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olabilir ki öyledir zaten.. Türkler ise Türk vatandaşıdır ve bu ülkenin asli sahibidir.
Yani, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değil, Türk vatandaşıdır.
Ya Kürtler?
Ne olmuş Kürtlere?
Kürtler “etnik köken itibarıyla..”
Bakın şimdi iş değişti..
Cumhuriyet hükümetleri döneminde bir tek İsmet İnönü döneminde Kürtlerin etnik kökenleri kaşınmak istendi ise de Mustafa Kemal İnönü’ye haddini bildirdi.
Kürtlerin etnik kökenlerini reddetti. Kürtler de Türk’tür dedi, konu kapandı..
Sonrası Cumhuriyet Hükümetleri dönemlerinde Kürtlerin etnik kökenleri gündeme gelmedi.. Takii PKK kurulana kadar.. Abdullah Öcalan denilen haine Pentagon’dan, “Solculukla ne işin var? Bir örgüt kur, Kürt halkının haklarını savun, bizde sana yardım edelim” diye akıl verdiler.
Terörist başı Abdullah Öcalan hapse girene kadar, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı” tabiini kullanmadı..
TC vatandaşlığı İmralı’dan, Abdullah Öcalan yakalandıktan sonra geldi. Eğer dikkat edilirse, Başbakan Erdoğan’ın da bu tabiri o dönemlerde kullandığı görülür.
Erdoğan’ın “Türk’üm..” dediği duyulmamıştır. Erdoğan zaman zaman da aynı Abdullah Öcalan gibi, Demokratik Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı” ibaresini kullanmıştır.
Şimdi sormayacak mısınız, bunlar tamamıyla tesadüf mü diye?
Biri azılı terörist diğeri başbakan..
Peki, başbakan bir teröristin kullandığı bu terimleri kullanmakta neden ısrar ediyor?
Kendisi Kürt olmadığı halde Kürt halkının haklarını savunmak adına ortaya çıktığını iddia eden Abdullah Öcalan, Türkiye’yi bölmek için “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı” tabirini kullanıyor.
Pkk’nın TBMM’deki resmi kolu DTP’de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı tabirini, Türkiye’yi bölmek için kullanıyor..
Peki, başbakan neden kullanıyor?
Başbakan Kürt açılımı lafını ortaya attı, Türkiye karıştı.
Damarlarında asil Türk kanı bulunanlar doğal olarak tepki gösterdiler. Tepki o kadar şiddetli oldu ki, başbakan Kürt adı yerine “demokratik” açılım demek zorunda kaldı.
Başbakan ısrarla Kürtlerin etnik kökenlerine vurgu yaptı. Bir anlamda Kürtleri ayrı bir soy, ayrı bir ırk oldukları yönünde uyarmaya, başkaldırmaya teşvik etti.
Başbakanı dinleyen ve asla bölünmeden ayrılmadan yana olmayan Kürtler, “Vay canına.. Demek ki biz Türk değil Kürt’müşüz” diye düşünmeye başladı..
Zaten amacı ve istediği bu tür düşünce olan başbakan, bir çığ gibi büyüyerek gelen milli tepki karşısında çark etmek zorunda kaldı.
Önce adı Kürt olan açılım, milli tepkiler üzerine demokratik olarak değiştirildi. Bu tabir de tepki görünce açılımın adı milli birlik oldu.
Başbakan kızdı. “Kimse benim vatanseverliğime laf söyleyemez” gibi laflar etmeye başladı.
Başbakanın vatanseverliğini ölçmek kimin haddine.. Ama sormazlar mı adama, “Ey başbakan.. Tamam vatanseversin de, hangi vatanın severisin?” diye..
Sen kalkacak ısrarla ve ses tonunu yükselterek Kürtlerin etnik kökenlerini kaşıyacaksın.. Türk olmadıkları yönünde telkinde bulunacaksın.. Sonrada “Bizi ortak bir noktada buluşturan TC vatandaşlığıdır” diyeceksin.. Hem de vatansever olacaksın..
Haddimizi aşarak başbakana diyelim ki, “Ey başbakan.. Senin vatanseverliğine binaen, TC vatandaşlığı tabirini kullandın ama başbakanlığın süresince bir kere olsun TÜRK VATANDAŞLIĞI ibaresini kullanmadın.
Madem vatanseversin, kimseye milli duygularını ölçme izni vermiyorsun.. Yiğitçe çık ortaya “TÜRKÜM-TÜRK VATANDAŞIYIM” de görelim..
Bizleri mahcup et, senden özür dileyelim..
Diyemez..
Başbakan çıkıp meydana, “Türküm, Türk vatandaşıyım” diyemez. Çünkü ona verilen görevde birleştirici, bütünleştirici faktörler yoktur.
Sanki başbakan bilmiyor mu TC vatandaşlığı bölücülükle eş anlamdadır. Birleştirmez, bütünleştirmez..
Siz kalkın bir Ermeni’ye, Rum’a ya da Yahudi’ye sorun Türk vatandaşıyım demez. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım der. Çünkü Türk değildir. Onları Türkiye’ye bağlayan Türklükleri değil, Türkiye’de doğmuş ya da Türkiye’de yaşıyor olmalarıdır. Ancak içlerinde etnik kökenlerini unutacak kadar kendilerini Türk kabul edenler hariç. Onlara sorarsanız size Türk vatandaşıyım der.
Şöyle de düşünebilirsiniz.. Almanya’da yaşadığınızı kabul edin. Ne dersiniz? Alman vatandaşı olabilir misiniz? Almanya’da doğan Türkler Alman vatandaşıyım diyebilir. Hepsi o kadar. Ama Almanya’da doğan hangi Türk Almanların milli değer ve hassasiyetlerine önem verir?
İşte bizi TC vatandaşlığı ile Türk vatandaşlığından ayıran ince çizgi budur.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı tabiri ortaya atılana kadar Doğu Anadolu’da ve Güney Anadolu’da milli bayramlarımız ortaktı. Birdik, bütündük.. Ne zaman ki oralardaki vatandaşlarımızın kafalarına Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı fikri sokuldu, paçavra-bez parçası da olsa ayrı bayrak açıldı.
Ellerine Atatürk’ün ve öteki Türk büyüklerinin resimlerini alanlar bir daha almaz oldu. Terörist başının ve ölen teröristlerin resimlerini alır oldular.
Gerekçeleri ne idi biliyor musunuz?
“Türk değilim ki, Kürdüm. Ben sadece Türkiye’de yaşıyorum, TC vatandaşıyım. Bana ne Türkiye’nin bayramlarından.. Milli değerlerinden.. “
İşte TC vatandaşlığı ile Türk Vatandaşlığı arasındaki “olmaz” farkı budur. Biri böler, ayırır, ayrıştırır, öteki birleştirir, bütünleştirir..
Siz, iyice ve doğru olarak anladınız değil mi?
İyi o halde.. Biriniz başbakana, anlayacağı dil ve üslupla anlatsın o zaman ki, başbakan bizi aptal zannetmesin..
Bilsin ki, her şeyin farkındayız elhamdülillah!
KALPAKLI
Damarlarında ASLİ CEVHER bulunanlara selam olsun!


