Devlet Bey'i Takdir Ediyorum

devletBahceli

CHP Milli duruşundan çark etti. Sözüm ona bazı şartlar ileri sürerek Başbakan ile görüşmeyi kabul edebileceği imasında bulundu.
İleri sürdüğü gerekçe ise çok komik.. Efendim, Atatürk’ün kurduğu parti imiş..
Doğrudur. CHP’yi Mustafa Kemal Atatürk kurmuştur amma.. CHP Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurduğu CHP midir?
CHP, Atatürk’ün kurduğu parti olmaktan, İnönü döneminde çıkarıldı. İnönü, CHP içinde Atatürk’ü hatırlatan hiçbir iz bırakmadı. Ta ki 1946 yılına kadar.. 1946 yılında, altında İsmet İnönü ile Celal Bayar’ın imzası bulunan ihanet belgesi ile CHP bu seferde tamamı ile Amerika’nın güdümüne girdi..

Sonraki dönemlerde CHP’nin Ecevit ile ne hale getirildiği, zihinlerde hala tazeliğini korumaktadır.
Şimdilerde ise CHP, Deniz Baykal ile hem nalına hem de mıhına vurmaktadır. Baykal’ın içinde Türk Milliyetçiliği olsa da partisi içinde bulunan hiziplere karşı teslim olmak durumundadır.
Baykal, AKP’nin Kürt açılımına şiddetle karşı çıkmış, bu konuda başbakanla görüşmeyeceğini açıklamıştır amma.. Son gelen haberlerde, kapıyı aralamış, kendince ileri sürdüğü bazı şartlar kabul edilirse görüşüleceği imasında bulunulmuştur.
Yani vatan sevgisi, millet sevgisi, birlik beraberlik sevgisi bir anda unutulmuştur.
Bunun adına siyasi kaygı derler.. Oy korkusu derler beyler..
CHP parti kurmayları Türkiye’nin doğusu ile Güney doğusunda kaybedeceği oyların oranını Baykal’a bildirince Baykal yelkenleri suya indirmiş, her zaman olduğu gibi ihanet oyununa ortak olmayı görev addetmiştir.
Beri yanda, CHP’ye ve Baykal’a umut bağlayanlar hüsrana uğramış olsalar da, burada düşünülen mantık şudur: “Bunlar çantada keklik.. Zaten bizim.. Biz kaçanları kovalayalım..”
Kürt açılımı gibi çok hassas bir konuda, Milli refleks gösteren diğer parti ise MHP’dir. Zaten MHP milli değerlerimizin partisi değil midir? Sayın Bahçeli kendisinden beklenenin gereğini yapmış, Türk Milletinin sesi, soluğu olmuştur.
Kürt açılımına ta başından beri karşı çıkan Bahçeli, Milli hassasiyetimizden taviz vermeyince başbakanın eteklerini tutuşturmuş, milli kâbusu durumuna gelmiştir.
Türkiye’nin hızla bölünmeye doğru götürüldüğü bir dönemde kendisini yapayalnız hisseden milletimiz teveccüh ederek yüzünü Bahçeliye dönmüş, hislerine tercüman olan bir siyasi parti liderine verdiği destek ile sevgisini göstermiştir.
MHP hızla yükselmektedir.
Şurası gerçek ki, Devlet Bahçeli oy kaygısı ile bu kadar sert milli duruş ve milli tepki göstermekte değildir. Devlet Bahçeli içinde, yüreğinde hatta damarlarındaki kanda bulunan vatan ve millet sevgisinden dolayı bu duruşu ve tepkiyi göstermektedir. Elbette doğal olarak partisinin oyları artmaktadır. Artacaktır da..
Bu artışta “küskünlerin” de payı vardır. Küskünler malum, Bahçeli’nin siyasi duruşunu “yumuşak” bularak MHP’den kopanlardır.
MHP, merhum Türkeş’ten bu yana; milli hassasiyetlerimize gösterdiği sert siyasi duruşu ile hatırlanmaktadır. Burada sert sözcüğünün manası “şiddet” değildir. Taviz vermemek anlamındadır.
Devlet Bahçeli’de şimdi böyle yapıyor. Kürt ve diğer açılımlar hususunda gösterdiği sert tutum ve davranışı şiddet manasında değil, asla taviz vermeyeceği anlamında olduğu için Türk milletinin takdirini kazandırmıştır.
MHP’den kopanlara da “İşte lider bu!” dedirtmeyi başarmıştır.
Milli değerlerimize ve hassasiyetlerimize yapılan saldırılar karşısında gerdan kırarak, kalça oynatarak duruş gösterilmez. Gösterirseniz size kimse inanmaz.
Milli duruş gösterecekseniz zaten doğal olarak sert olacaksınız. Sert olacaksınız ki, kararlı olduğunuz anlaşılsın.
İşte Bahçeli bunu yapıyor. Çok sert konuşuyor. Başbakan’ı ve AKP’yi çok sert eleştiriyor. Konuşan, sert tepki gösteren Devlet Bahçeli olsa da esasında o konuşan ve sertlik gösteren Türk Milletidir. Başbakan bunu çok iyi biliyor.
Bildiği için kurnazlığa kaçıyor, Bahçeli’nin gözünü korkutmak, susturmak, MHP’nin hızla yükselmesini önlemek için ağır tazminat davaları açıyor.
Hainliğin öteki adı da budur..
Bunlar değimliydi Türkiye’yi mahkûm ettirmek için Avrupa Mahkemelerine gidip şikâyet eden? Şimdi yine Devlet Bahçeli’ye tazminat davası açarak, Bahçeli’nin nezdinde Türk Milletini mahkum etmeye çalışıyorlar..
Başbakan ve partisi AKP’nin mantığı ve anlayışına göre hainlik yapmak, ihanet etmek suç sayılmıyor da, yapılan düşmanlıklara sert tepki göstermek suç kabul edilmek isteniyor.
Vatanın bölünmez bütünlüğüne sahip çıkan Mustafa Kemal’de suçlanmıştı. Hatta idamına ve görüldüğü yerde vurulmasına yönelik fetva çıkarılmıştı.
Vatansever olmak fedakârlık ister. Kolay değildir, belki başınız dahi gider. Ama geride kalan yaşanılacak hür bir vatan ve hür bir millettir.
Devlet Bahçeli’yi takdir ediyorum..

 

Kalpaklı

Damarlarında ASLİ CEVHER bulunanlara selam olsun!