Kürt Açılımında Kenan Evren'in Payı
Kalpaklı tarafından yazıldı.
12 eylül 1980..
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kuvvet Komutanları ile birlikte ihtilal yaptı..
Gerekçesi belliydi.. “Türkiye’yi uçuruma gitmekten kurtardık” Yada, Kardeş kavgasına son verdik..”
Kenan Paşa gerçekten Türkiye’yi uçuruma gitmekten mi kurtarmıştı yoksa gerçekten kardeş kavgasına mı son vermişti, ihtilaldan hemen sonra Washington’dan gelen haberle anlaşıldı. Amerika’nın, “Bizim oğlan Türkiye’de ihtilal yaptı” şeklindeki açıklaması dilden dile savruldu gitti.
Kenan Evren’e verilen rol çok iyi planlanmış, bütün ayrıntılar titizlikle incelenmişti. İhtilalın arkasında “Amerika var” dedirtmemek için Kenan Evren Mustafa Kemal Atatürk’ü adeta bayraklaştırmış, hem sağcı, (özellikle ülkücüleri) hem de soldan yüzlerce vatan evladını faili meçhullere göndermişti..
Kenan Evren’e sorarsanız, 1980 ihtilalında hiç kan dökülmemişti.
Ve Türkiye “uçurumun kenarından” kurtarılmıştı.
Aradan 28 yıl geçtiği halde 1980 ihtilalının kanlı mı kansız mı olduğu ve Türkiye’yi uçurumun kenarından kurtarıp kurtarmadığı hala tartışılıyor.
Tartışılmayan bir tek konu var..
Ne gazetelerde nede televizyonlarda bu konu ile ilgili bir tek kelime sarf edilmedi. Neden edilmedi acaba?
İhtilaldan hemen sonra tıpkı Mustafa Kemal gibi giyinen ve (2.) Atatürk gibi Türkiye turuna çıkan Kenan Evren, o dönemin tek kanallı televizyonu TRT ekranlarında yeni bir nutuk yazıyordu.
Türk ailesinin cinsel hayatına müdahale ediyor, her Türk’ün en fazla iki ya da bir çocuk yapmasını isteyerek AİLE PLANLAMASINI başlatıyordu.
“Bakabileceğin kadar çocuk yap” sloganıyla ortaya atılan Amerikan güdümlü bu plan Türkiye’nin batısında olumlu bulunup uygun karşılanırken, Türkiye’nin Doğusunda ve Güney Doğusunda bulunan Türk vatandaşları arasında sözde mahrem ve özel hayata müdahale denilerek kabul görmüyordu.
1980 ihtilalı sonrası Türkiye’nin batısında (Karadeniz dahil) nüfus düşerken, doğusunda ve güneydoğusunda hızlı bir artış meydana geldi.
Bu artışın sebebi yıllar sonra doğuda ve Güney Anadolu’da şu şekilde dillendirildi:
Bir araştırmacı, Aile Planlamasını yerinde incelemek için Doğu Anadolu’ya gider. Yolu Bitlis’e düşer. Bir mezrada bir kadın görür. Kadının sırtında, kucağında ve önünde küçük çocuklar vardır. Ayrıca kadın birde hamiledir. Araştırmacı kadına yaklaşır: “Bacım bu çocuklar kimin?” diye sorar.. Kadın Araştırmacıya döner ve “Hepsi benimdir” der. Araştırmacı, Yazık değil mi sana.. Bak aile planlaması diye bir şey var.. Neden katılmıyorsun? Dediğinde kadın kesin ifadelerle şöyle der : “O senin dediğine Türkler katılır orası Türkiye’dir, Türk askeri az olur.. Biz Kürdistan’a asker doğururuz, Türkiye olur Kürdiye..”
İhtilal tarihi 1980..
Yani o tarihlerde doğanlar bugün 28 ila 30 yaşlarında olur. Buda demektir ki, o tarihlerde doğan her Kürt çocuğu bugün birer askerdir. De, kimin askeridir?
İmralı Canisinin sözlerini hatırlayalım.. Ne demişti bebek katili terörist başı? “Ay yıldız altında yaşamayı kabul ederiz ama ayrı bir ordumuz olacak..”
Kürt Açılımının gizlenen maddelerinden biridir bu. Ne anlama gelir?
Demek ki Kürt Açılımı’nın temeli Amerika tarafından 1980’li yıllarda atılmış.. Türkiye’de bir döneme imza atan Aile Planlanması da bunun bir parçasıymış..
Türkiye’nin batısında, Ben Türküm diyenler hem kendi aile bütçeleri hem de ülkesinin geleceği açısından aile planlamasını uygun bulup uygularken, Türkiye’nin doğusu ile Güney Doğusundaki Kürt kadınlarına, “Kürdistan’a asker doğuracaksınız” denilerek tembih edilmiş. Kürt kadınları adeta çocuk fabrikasına dönüştürülmüşler.
Türkiye’nin batısındaki Türk kadını “bakabileceği kadar” çocuk yaparken, Türkiye’nin doğusunda ve Güney Doğusunda ki kadınlar, “Kürdistan’a asker doğuracağız” düşüncesi ve inancıyla her sene –köpeğin doğurması gibi- doğurmuşlar.
Atatürkçülüklerinden ve milliyetçiliklerinden taviz vermeyen bazı gazete ve tv kanalları doğuya yada Güneydoğuya giderek, 15-20 nüfusu bulan, çocuklarının isimlerini bile karıştırmadan söyleyemeyen anne babalar ile röportajlar yaptılar.
Hiç kimse onların Kürdistan için asker doğurduklarını düşünmedi ama onlar bir Kürdistan hayali için, bakamayacağı kadar çok çocuk yapmayı amaç edindi.
Şimdi aradan yıllar geçti. Ogün doğanlar bugün asker oldular.. Nüfus arttı. Ne diyor PKK’nın TBMM’deki resmi temsilcilerinin başı, “Türkiye’de 30 milyon Kürt var..”
Olur tabi.
Türkiye’nin batısına “bakabileceğin kadar çocuk yap” diye telkinde bulunursan… ve Türkiye’nin batısında bulunan, mantıklı ve akıllıca bulduğu bu öneriyi kabul ederse… Türkiye’nin doğusu ile Güneydoğusundaki kadında Kürdistan’a asker doğuracağım diye köpek gibi doğurursa… Kürt nüfusu artar tabi..
Amerikan güdümlü Kürt Açılımının bilinmeyen yüzüdür bu. Amerika, Türkiye’de Kürt nüfusunun artmasını bekledi. Buda 25- 30 sene sürdü. 1980 li yıllarda doğan Kürt çocukları bugün büyüdüler hem genç-asker oldular hem de Kürt nüfusunun artmasını sağladılar.
Vakti ve zamanı gelince Amerika düğmeye bastı.
Ve Türkiye’de Kürt Açılımı tartışılmaya başlandı.
Başbakan adına ne kadar “MİLLİ BİRLİK PROJESİ” dese de adından da anlaşılacağı gibi tamamıyla BÖLÜCÜ bir projedir bu. Temeli taa 1980’lere dayanan bir proje..
Dikkatinizi çeken bir başka nokta daha olmalı.. O da şudur:
Kenan Evren’de Atatürk diyerek, Türkiye diyerek vatansever gibi ortaya atmıştı kendisini..
Başbakan her ne kadar Atatürk demiyorsa da, Her şey Türkiye için diyor ve vatanseverliği ile milliyetçiliğine laf edenlere izin vermeyeceğini belirtiyor.
Kenan Evren aile planlaması adı altında Kürt açılımının temellerini attı. Başbakan da Kürtlere daha çok demokrasi ve özgürlük diyerek Kürt açılımını başlattı.
KENAN Evren’in önünde çok uzun süre vardı. 25-30 yıl.. Başbakana verien süre ise çok kısa.. Ocak 2010’a kadar..
Kenan Evren’in madalyası yoktu ve o bir şeyin eş başkanı değildi. Başbakan’ın ise yakasında Yahudi Cesaret Madalyası var ve başbakan BOP Eş Başkanı..
Her ikisi de Kürt Açılımının temellerine harç koyanlardan..
Amerika bunları özellikle mi yetiştiriyor, ne dersiniz?
Kalpaklı
Damarlarında ASLİ CEVHER bulunanlara selam olsun!


