Türkiye; Kuzey Irak'ta Kürt Devletini Kendi Elleriyle Kuruyor
GENÇTÜRK tarafından yazıldı.

ABD’nin günümüzdeki başkanı Obama başkan olarak seçilmeden önce mesele hakkında; Türk ve Iraklı Kürt liderlerin bir araya getirilmesi yönündeki diplomatik ve ticari girişimlere önderlik edeceğini söylemişti. Obama’ya göre Bush yönetiminin Irak konusundaki yanlış politikaları Pkk’yı güçlendirmiş ve çözümü zorlaştırmıştı. Bu meselenin çözümü ise ona göre Türk ve Irak’lı kürt yetkililerin diyaloğundan geçiyordu. Gerçekte yapmak istediği ise Amerikan menfaatine uygun olarak meseleyi bir sonraki aşamaya geçirmek ve bunu yaparken meselenin ilgilendirdiği tüm etkenleri işin içine katmaktı. Obama başkan seçildikten sonra ise seçim öncesinde söylediklerini uygulamaya koymuş, siyasi ve diplomatik çarklar dönmeye başlamıştı. Kendi elleriyle besledikleri Pkk terörüne siyasi arenada nitelik kazandırdıktan ve TBMM’ye soktuktan sonra artık Pkk’nin misyonu bitmişti. Artık peşmergeye öncelik tanınacaktı. Kuzey Irak’ta bir oluşumun temelleri çoktan atılmış, ilan edilebilmesi için ise bazı ayrıntılar kalmıştı. Kerkük petrolleri bu ayrıntıların en büyüğü idi. Kerkük petrolleri varolmadan uydu bir Kürdistan’ın fiili olarak yaşaması imkansızdı.
Aslında bu yeni uydu devletin temelleri çok eskilerden atılmaya başlanmıştı. 1. Dünya savaşı ile işgal edilen bölge İstiklal Savaşı ve Lozan sonrası çeşitli İngiliz oyunları ile Türklerden kopartıldı. Bölge yüksek petrol verimliliği ile emperyalist güçlerin ilgisini çekerken, üzerinde pek çok plan kurularak oynandı. 2002 yılında ABD’nin Irak’ı işgaliyle Kuzey Irak bölgesel kürt yönetimi niteliği kazanma yoluna bir adım daha yaklaştı. Barzani ile İsrail ilişkiside artık bilinmekle beraber bazı peşmerge kuvvetlerini İsrail ajanlarının eğittiğide kamuoyuna yansımıştır. İşgalden sonra Amerikan ve İsrail destekli peşmerge güçlerinin ilk yaptığı işlerden birisi özellikle Kerkük bölgesindeki Türkmenlere ait nüfus kayıtlarını yakmak oldu. Böylece bölgedeki Türkmen nüfusu az gösterilecekti. Bununlada sınırlı kalınmadı ve bölgeye kürt göçü başlatıldı. Amaç Kerkük’ün bir kürt şehri olduğu propogandasını dünya kamuoyuna yutturmaktı. Son yıllarda bölgeye yerleştirilen kürt nüfusunun sayısı yüzbinler ile ifade edilmektedir.
Bunlar asıl oyunun küçük ayrıntıları idi. Kerkük’ün bir kürt şehri olarak tanıtılmasından ve bölgesel yönetime özerklik kazandırılmasından daha önemli bir ayrıntı vardı. O ayrıntı ise bu oluşumun Türkiye tarafından benimsenmesi ydi. Tam olarak Obama’nın söylemek istediği şey buydu. Kürdistan’ı kendi eliyle inşa eden ve kabul eden bir Türkiye. Çünkü sözde ‘’kürdistan’’ adı verilen kukla devlet Türkiye tarafından kabul edilmediği müddetçe yaşayamaz. Kerkük-Yumurtalık boru hattı ve Habur sınır kapısı ile Türkiye bölgesel yönetimin dünyaya açılan kapısıdır.
Çeşitli kavram ve yakıştırmalar ile kürtçü ideolojinin Türk Milleti’ne benimsetilmesi ve kabul ettirilmesi Kuzey Irak’ta ki gelişmeler ile paraleldir. Bir taraftan Kuzey Irak’ta yeni bir devlet kurulurken diğer yandanda Türk Milleti’nin alıştırılması ve konuyu hazmetmesi için Türkiye içinde sözde çözüm, hukuk, demokrasi başlıkları altında ‘’Kürt sorunu’’ gibi suni meseleler milletimize kabul ettirilmek istenmiştir. Peşmerge ile girilecek güzel diyalogların ve ilişkilerin Pkk terörünü ortadan kaldıracağına yönelik söylemler ile Türk Milleti kandırılmak istenmektedir. Halbuki herkes tarafından bilinirki Pkk demek peşmerge, perşmerge demek Pkk’dır. Hem peşmerge güçleri hemde Pkk bazı dış odaklarca devşirilmiş, günümüze kadar gelen bir ortak misyon çerçevesinde birbirlerini desteklemiştir. Dış güç etkisindeki medya uzantılarının desteği ile terörist kisvesi altındakiler adam yerine konulmuş, söyledikleri bölücü söylemler önemliymiş gibi gösterilmiştir. Kukla kürdistan’ı insanlarımıza benimsetme yolunda Erbil’de konferanslar verilmiş, barış adına sarfedilen büyük çabalar gibi gösterilmiştir. Kürtçülüğü ve sözde kürt sorununu halkımıza empoza etmek bazı medya organlarının adeta en büyük uğraşı olmuştur. Halbuki amaçlanan tekşey sözde Kürdistan’ı ve kürtçülüğü Türk Milletinin bilinçaltına yerleştirmek, kabul ettirmek ve çözümmüş gibi düşünmelerini sağlamaktır. Amaç Türk Milletinin döşenen yollara engel olmamasıdır. Benimsemesi ve kabullenmesidir. Asıl amaç emperyalist unsurların bölge coğrafyasındaki menfaatleridir.
Peki Kuzey Irak’ta kurulabilecek bir Kürt devleti Türkiye açısından neden sakıncalı olabilir?
1. Öncelikle Irak ve Türkiye’deki ayrılıkçı kürtler amaçlarına ulaşmış olacak ayrıca Amerika, İsrail ve Avrupa faktörlerinin emelleri doğrultusunda bölgede rahatlıkla kontrol edip devşirebileceği bir alan oluşacaktır.
2. Türkiye Musul ve Kerkük üzerindeki saklı tuttuğu haklarından ebedi olarak vazgeçmiş olacaktır.
3. Bölgedeki Türkmen nüfusu peşmerge insafına bırakılacağından Türkmenlerin güvenliği ciddi anlamda tehlikeye girmiş olacaktır.
4. Oluşacak uydu devletçik ağırlıklı olarak Amerikan- İsrail etkisinde kalacağından bu iki ülke için bir bölge karargahı ve yeni faaliyetler için sıçrama tahtası olacaktır.
5. Kuzey Irak’ta kurulabilecek bir kürt devleti Türkiye içersindeki bölücü faaliyetleri etkileyerek ‘’Büyük kürdistan’’ projesi için cesaret kazandıracaktır. Barzani Türkiye’deki bölücülerin hamisi konumuna gelecektir.
6. Terörle mücadele, kaçakçılık gibi hayati konularda doğrudan peşmerge yönetimi ile muhatap olunmak zorunda kalınacaktır. İşin acı olan yanı bölgeden sınırlarımıza sızan yasa dışı faaliyetlerin büyük ölçüde peşmerge kaynaklı olmasıdır.
Bu maddeler arttırılabilir. Ancak bizim kesin olarak kavramamız gereken sözde kürdistan adı verilen yapının emperyalist güçler tarafından sahneye konulan; Türk milletini tarih sahnesinden silme hedefine biraz daha yaklaştıracağıdır. Türkiye kabul etmeden Kuzey Irak’ta yeni bir devlet kurulamaz. Bölgesel yönetim dünyaya Habur sınır kapısını kullanarak açılıyor ve kaçakcılık dahil ticari faaliyetlerini bu yolla yürütüyor. Bazı şirket,firma ve cemaatler bölgede yürüttükleri faaliyet ile buranın adım adım inşasını gerçekleştiriyor. Kerkük petrollerinin Kerkük-Yumurtalık boru hattı ile dünyaya pazarlanması ve bu petrolden peşmerge yönetiminin ciddi bir pay alması ile sona biraz daha yaklaşılacak. Barzani petrolünün Türkiye vasıtasıyla dünyaya açılması medyamız tarafından halkımıza; ülkemize para kazandıracak şeklinde lanse edilsede gerçekte peşmergenin cebine girecek olan milyar dolarlar ile suni kürt devletinin kendini ilan etmesinin önü büyük ölçüde açılmış olacak. Bugünlerde ise ayrıca Türkiye’nin Ebil’de konsolosluk açacağı rivayetleri dolaşıyor. Bunun anlamı Türkiye’nin suni kürt devletini tanıması ile eşanlamlıdır.
Büyük güçler Kuzey Irak’ta kürdistan’ı Türkiye’ye kurdurmak istiyor. Türk yetkililerin yaptığı ise durumu kabullenip büyük güçlerin emellerine destek çıkmak. Evet birilerinin dediği gibi Türkiye sözde kürdistan’ı kendi elleriyle kuruyor. Önemli olan Türk Milleti’nin bunu kabullenip kabullenmeyeceği. Asıl kararı Yüce Türk Ulusu kendi vicdanında ve muhakemesinde verecek. Tanrı Yüce Türk Milleti’ni korusun…
GENÇTÜRK


