Amerika Etkisi İle Yapılan Ermeni Açılımı

obamaTayyip

Son günlerin ülkemiz gündemini en çok meşgul  eden konularıdan birisi elbetteki hükümet tarafından girişilen ve hız kazandırılan Ermenistan açılımıdır. ABD başkanı Obama’nın Türkiye’yi ziyareti sırasında yeniden gündeme getirilen Ermenistan meselesi  hükümetin Amerika’nın yönlendirmesi ile haraket ettiği izlenimini fazlasıyla vermektedir. Obama Türkiye ziyareti sırasındaki nasihat kılıfındaki talimatlarında Ermenistan konusunada vurgu yapmış, Türkiye’yi yönlendirme amacı gütmüştü.  Halbuki Amerika’nın bu konu ile daha önceden ilgilendiği Abdullah Gül’ün dışişleri bakanlığı döneminde ABD dışişleri bakanı Powell ile yaptığı görüşmelerin kamuoyuna sızmasıyla ortaya çıkmıştı.

Amerika’nın bölgede Ermenistan’a neden bu derece önem verdiğini anlamak için Kafkaslar’daki  menfaatlerini anlamak belkide önkoşuldur.  Amerika ve Avrupa ülkeleri günümüzde ağırlıklı olarak Rusya güdümündeki Ermenistan’ı  kendi kontrolleri altına sokmak,  bunun içinse Türkiye – Ermenistan arasındaki sınırı açtırmak amacındadır. Ermenistan’la olan kara bağlantısını Türkiye ile gidermek isteyen Amerika’nın Ermenistan’ı güdümü altına sokması şüphesizki ABD’nin ve batı dünyasının Kafkaslardaki etkinliğini arttıracaktır. Hem bölgedeki etkinliklerini arttırmak hemde Türkiye’nin aleyhine işleyecek bir süreç başlatmak Türkiye üzerinde hesap güdenlerin amaçlarındandır.


Ülkemizin yakın zaman dilimine damgasını vuran etkenlerden birisi olan Ermenistan meselesi  Sovyetler’in dağılması ile yeniden patlak vermişti. O dönemde Ermenistan bağımsızlığını ilan etmiş, yönetime gelen Taşnak partisi İstiklal savaşı döneminde kendileri ile imzaladığımız ve aramızdaki sınırları belirleyen Kars anlaşmasını tanımadığını açıklamıştı. Ermenistan’ın Rusya desteği ile Karabağ ve çevresini işgal etmesi ve bölgede pek çok soydaşımızı katletmesi  Türkiye nazarında bardağı taşıran son damla olmuştu. Aramızdaki diplomatik ilişkiler kesilmiş, Ermenistan ile aramızdaki sınır geçişi tepki amaçlı kapatılmıştı. Ancak Türkiye ve Azerbaycan yönetimlerinin Karabağ’ın işgali konusunda o dönemde yeterince aktif ve istekli davranamamaları sonraki yıllarda Azerbaycan ve Türkiye arasındaki geçiş yollarının tıkanması olarak karşımıza çıktı. Karabağ’ın işgali sadece Azerbaycan’a değil ayrıca Türkiye’nin vücuduna sokulmuş bir hançerdir. Çünkü Azerbaycan’ın işgal edilen toprakları dışında Türkiye’nin Azerbaycan ve Türk dünyası arasındaki doğrudan bağlantısı koparılmıştır. Karabağ ve çevresinin işgali sadece Azerbaycan’a değil aynı zamanda Türkiye’ye yönelik yapılmış bir hamledir. Günümüzde bu bağlantısızlığın sıkıntısını fazlası ile çekmekteyiz.  2000 yılında Türkiye koridor değişim planı olarak bilinen tasarıyı gündeme getirmiş ancak Ermenistan tarafından geri çevrilmişti. Plana göre Azerbaycan tarafından Yukarı Karabağ ve Ermenistan arasındaki Laçin koridoru, Ermenistan tarafından ise Azerbaycan - Nahçivan -Türkiye  arasındaki bağlantıyı sağlayan Megri koridoru kullanıma açılacaktı. Ancak  Türkiye dışında sadece Gürcistan ve İran ile sınırı bulunan Ermenistan’ın Megri koridorunun açılması durumunda İran ile arasına set çekileceğini düşünmesi ayrıca İran ve Rusya’nın çıkarları doğrultusunda engellemeleri  planı  o dönemde suya düşürmüştür.

Günümüzde mesele büyük güçlerin bölgesel çıkar çatışmaları doğrultusunda yeniden gündeme getirilmiştir. Dış güdümlerin özelliklede Amerika’nın kontrolü doğrultusunda hareket eden hükümet  sorunu hiçte lehimize değil tam tersine aleyhimize neticelendirme gayreti içindedir. Çünkü esas alınan batı dünyasının ve Ermenistan’ın menfaatleridir. Protokol olarak öne çıkan görüşmelerde Türkiye; Ermenistan’ın sınırımızı yeniden tanıması dışında elle tutulur bir kazanç sağlayamazken Ermenistan sınırın açılması ile adeta ihya olacaktır. Her ne kadar yetkililerimiz Türk kamuoyuna  Karabağ  işgali bitmeden protokol meclisten geçmeyecek demiş olsa bile aslında Karabağ’ın konu dışı bırakıldığı sonradan kamuoyuna sızmıştır.  Mesele dahilinde Amerika’nın Türkiye üzerinde kurguladığı baskı sadece bizde değil Ermeni basınında dahi gündeme gelmiştir.  Bölgesel barış ve istikrar kılıfı ile Türk Milletine yutturulmak istenen bu zehir  Türkiye’nin Milli hedef ve planlarında ciddi sapmalara yol açacaktır. Sınırların açılması ile Türkiye ve batı ile iletişimini sağlayacak, ticaretini güçlendirecek bir Ermenistan’ın toparlandıktan sonra yeniden Türkiye üzerinde aleyhte faaliyetler göstermeye çalışması en olası sonuçtur.

Türkiye’nin Ermenistan konusundaki izlemesi gereken strateji  ekonomik sıkıntı altında bulunan Ermenistan’ın daha fazla kıvama gelmesini  ve şartlarımızı kabul edecek seviyeye ulaşmasını beklemektir. Unutulmamalıdırki Türkiye’nin Ermenistan’a değil, Ermenistan’ın Türkiye’ye ihtiyacı vardır.

Kars anlaşmasını yani doğu sınırlarımızı tanımayan, sözde ermeni soykırım faaliyetleri ile Türkiye’yi sıkıştırma amacı güden, Karabağ ve çevresini işgal altında tutan, anayasasında sözde soykırıma atıfta bulunan, devlet armasında Ağrı dağını kullanan, Asala ve Pkk terör örgütlerini desteklemiş Ermenistan’a karşı uygulanan tavırlar aynen devam ettirilmeli  ve uygun zamanın gelmesi beklenmelidir. Çünkü Azerbaycan bölgede güçlenirken Ermenistan gün geçtikçe ekonomik anlamda kan kaybetmektedir.  Bu şekilde devam ederse Ermenistan’ın şartlarımızı kabul etmek zorunda kalacağı zaten pek çok kişinin öngörüsüdür. Bu yapılan protokoller ise Amerika’nın çıkarları dahilinde Ermenistan’ı kurtarma faaliyetinden öteye geçmiyor.  Ekonomik olarak güçlenmiş bir Ermeni devletinin şartlarımızı kabul etmesi hayalden öteye geçmeyecek bir düşüncedir.

Protokollerin bu şekli ile yürürlüğe girmesi ve Ermenistan’ın Türkiye üzerinden ekonomik güç kazanması neticesinde Karabağ ve koridor meselelerinin lehimize sonuçlanma olasılığı ciddi anlamda azalmış olacaktır. Ayrıca sözde ermeni soykırımı faaliyetleri daha çok Ermenistan tarafından değil Amerika ve Avrupa’daki Ermeni lobileri tarafından yürütülmektedir.  Sadece bu ince ayrıntı bile lehimize elle tutulur bir değişim olmayacağının kanıtıdır. Ancak Türkiye bölgesel çıkarlar doğrultusunda çok şey kaybedecektir. Belkide Azerbaycan’ı kaybedecektir.  Amaç sıkıntıya düşen Ermenistan’ı ihya etmektir, amaç  Amerika ve Avrupa’nın Türkiye üzerinden Ermenistan’a sızmasıdır…


Tanrı Yüce Türk Milleti’nin Korusun!

GENÇTÜRK