5 Şubat 1997 Gulja Ayaklanması
Ramazanın soğuk kış aylarına denk geldiği günleri hatırlayan kaç kişi vardır aranızda. Çok değil 13 yıl öncesidir. Gündüzün en kısa olduğu ancak soğuğun ilikleri dondurduğu Ocak Şubat aylarında geçirmiştik Ramazanı.
Belki çok azınız hatırlayacak o günleri, ancak Doğu Türkistanlılar asla unutmayacaktır. Aslında haberlere ve dünyada ki gelişmelere meraklı, bir o kadarda araştırmayı seven kişilerin hafızasının bir köşesinde yer almaktadır bu günün tarihi. Çin`in sessizce dünyanın gözlerinden gizleyerek uyguladığı soykırımın tarihe en acı şekilde yazıldığı günlerden bir gündür 5 Şubat 1997
Müslüman Uygur halkı bir Ramazanın daha sonuna gelmenin, kutlanacak Ramazan bayramının heyecanını yaşarken bir kara bulut gibi çökmüştür üstüne 5 Şubat. Şubat ayının buz kesen soğuğunda bir kızıl alev yakmıştır sineleri. Bir şehir sokaklara dökülmüş, yıllardır uygulanan zulme başkaldırmıştır. Gençler ellerinde sadece dövizler, pankartlar; dillerinde hak ve hürriyet naraları ile karşı durmuştur kızıl orduya. Bir destandır yazılan aslında Doğu Türkistan`da, Gulja`da. Yıllarca ezilmiş, katledilmiş halkın zalimlere karşı patlamasıdır.
Kadir gecesidir. Bin aydan hayırlı gecedir. Toplanmış Müslümanlar, dua etmektedir gelecek için, hayır için. Ancak, din ve vicdan özgürlüğü bilmez Çin güçleri vardır karşılarında. Dini afyon sayan bir yönetim, Doğu Türkistan halkını yok etmeyi amaç edinmiş bir yönetim tahammül edemez. Gulja şehrinde bir hanede toplanmış kadın ve çocuklar yasa dışı faaliyet gerekçesi ile göz altına alınırlar. Bu mübarek akşamda ve sabahında bunu duyan halk toplanır karakolun önünde. Din özgürlüğü isterler, dini tanımayanlardan. Tepki sert olunca, bir kıvılcım bekleyen bomba patlar. Tüm Gulja sokakları savaş alanına döner bir anda.
Ne var ki; planlı bir hareket değildir halkın başkaldırışı. Günahlarının ortaya dökülmesinden korkan Çin hükümeti çok sert tepki verir. Koca bir ordu gönderilir silahsız ve masum halkın üstüne. Sonuç şehit olan yüzlerce Doğu Türkistanlı genç, tutuklananlar ve kaybolanlar. Hürriyet için ne ilk nede son baş kaldırmadır bu. Doğu Türkistan halkı bağımsızlık için mücadele vermekte ve bundan sonrada bu amacı için canı pahasına mücadeleye devam etmekte kararlıdır. Bu olayda acı olan, yalnızlığıdır Doğu Türkistanın 1.5 milyarlık Çin`e karşı. O günlerde kimseler duymadı seslerini. Kadir gecesinde başlayan olaylar, Ramazan bayramında da devam etti. Sadece Gulja değil tüm Doğu Türkistanda kutlanamadı o yıl Ramazan bayramı. Ancak gözlerini, kulaklarını, hafızalarını, düşüncelerini her şeyini kapattı dünya. Görmedi, bilmedi. Gördü de görmemezlikten geldi, duydu ama duymazlıktan geldi.
Daha birkaç ay öncesi 5 Temmuz 2009 Urumçi olayları Çin yine masum Doğu Türkistan halkına vahşice katliam yaptı. Binlerce masum insanı katletti on binlerce insan kayıp ve bir o kadar insan tutuklanarak hapsedildi. Gün geçmiyor ki Doğu Türkistanda idamsız gün olsun, Bu katliamlara insanlar sessiz dünya duyarsız kalmaktadır.
Bu günde biz buradan tarih sayfalarına birer kara gün olarak yazılan 5 Şubatı ve 5 Temmuzun unutulmamasını dünya milletlerine ve dünyaya bir kez daha hatırlatmak isteriz
Dünya üstünde bir kara delik gibi duran, herkesin bildiği ama itiraf etmediği Doğu Türkistan gerçeğini bir kez daha haykırıyoruz. Ogün bugün müdür diyoruz kendimize. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın felsefesinin yanlışlığı yüzlerce kez ispatlanmıştır. Bir değişiklik yapın ve sorunların üstünü örtmekle uğraşmaktansa, çözüm için çaba harcayın. Göreceksiniz ki o zaman her şey çok daha güzel olacak.
Seyit TÜMTÜRK
DÜNYA UYGUR KURULTAYI
BAŞKAN YARDIMCISI
